"Az insan, çok
huzur!" diye bir söz var bilirsiniz. Ben bu sözü hayatın geneline yaymak
gerektiği kanaatindeyim artık. Hayatımız tamamen etrafımızdakileri nasıl
yorumladığımızla şekilleniyor. Bu yüzden insanları iyi anlamak ve doğru
yorumlamak gerekli. Peki, bu yeterli mi? Nasıl bakarsak öyle görür müyüz yani?
…
Düşünüyorum da öyle insanlar vardır ki hayatımızda olmasa da olur dediğimiz cinsten... O insanlar tek bir hareketleriyle, bazen tek bir sözleriyle hatta bazen nefes alışlarıyla bile ruh halimizi bozabiliyorlar. Hata yapan, kalp kıran, özür dilemeyen, dilese de benzer hataları tekrarlayarak özürünü kabahatinden büyük hale getiren insanlar, yani anlayacağınız özür dilemelerden bile özür dilemesi gereken insan onlar. Yalanı, saygısızlığı ve benciliği alışkanlık yapmış yüzsüz insanlar, bu yüzden onlar yüzsüzlüğü ile değil kimsesizlikle baş başa kalmalılar. Her yerde var onlar. Eş, dost ve akraba... Kim olursa olsun sana mutsuzluk ve vicdan yükü getirenler olmasın yanında. Zaten olsa da bir şey kazandırmaz asla. Yararından çok zararı olur bazılarının bunu kabul etmeli her insan. Kendine bile faydası olmayandır, faydası dokunmayacaktır. Çıkarları için yanında olanları değil, seni sevenleri, ilk hatanda silmeyenleri, yüzünü dönüp gitmeyenleri tut hayatında.
…
Bazı şeyler okudukça ya da yaşadıkça değil yanıldıkça değişiyormuş. "Sen değişirsen, dünya değişir." demiş Osho. Bu sözden ibaretiz artık. Dünya da değişti bizde. Şimdi yine yeniden değişeceğiz birlikte. Önce kendimizden başlayacağız dünyayı değiştirmeye. Ve ben üzerimde emeği olmayan insanlara hesap sorma hakkını vermeyerek başlayacağım bu ilk değişime. Unutmayın ki; kimse sizi yargılama hakkına sahip değil. Elinizdeki özgürlüğü, yüreğinizdeki iyi niyeti heba etmeyin insan olmayana. Bunun adına ister ukalalık deyin isterseniz aşağılıkça düşüncelere girin. Ben adına seviyeli olmak diyorum. Hayatımda gereksiz pişmanlıkları ve işe yaramaz insanları bulundurmamak diyorum. Şunu anlayın önce. Kan bağı filan değil insanlığı ayakta tutan. Tam tersi, şuan kötü olan ne varsa, bu düşünceyi çıkarı için kullananlar çıkardı başımıza. Birileri bu düşüncenin altına sığınıp türlü türlü oyunlar oynadı hayatımızda. Sen sustun, o yargıladı. Sen sevdin, o aşağıladı. Sen tuttun, o attı. Sen saygıda kusur etmezken, o gözünün üstündeki kaşında kusur aradı.
…
İyilerin devri bitti arkadaş anla bunu. Yok, artık öyle iyi komşuluk, dostluk ya da akrabalık anlayışı. Bazı şeyler gönül işidir, bu yolda gönülden geçilir ama sırf Allah rızası var diye yine gidilir. Ama öyle bir zaman oldu ki, insanı insanlıktan çıkaran ne varsa başımıza geldi. İyi dediklerimizin kötü çıktığı, güvendiklerimizin arkamızdan vurduğu günler geçeli çok oldu. Üzüldük! Hem de haddinden fazla... Sonra bir de baktık ki üzüldüğümüz o şeyin ölse cenazesine bile gidilmeyecek insanlar yüzünden olduğunu anladık. Artık kötü günde katkısı olmayanların iyi gündeki hissesini verme vakti geldi.
Hak
edene hak ettiği değer verilmeli değil mi? Yaptığım iyilik nankörlükle,
sunduğum sevgi vefasızlıkla karşılık gördü göreli değiştim bende. Fazlam yok,
eksiğim çok. Bundan böyle iyiye güzele dair ne varsa kıymetini bilen insanlar
için göstereceğim. Kimse gücenip kırılmasın şimdi. Yok yok! Kırılsın mümkünse
de gücensin. Hakkı varsa yüzü kalmışsa eğer.
Kusuruma
da bakın! Bende sevgi ve saygı hak edene verilir, kan bağı olana değil...
…
Doğruları söylemek suçsa söylüyorum, hadi kim cezasını kesebilecek söyleyin? Sizin yerlerde süründürdüğünüz o insanlığın sorumlusu ben değilim. Bundan sonra söyleyeceklerim ve yapacaklarımın hesabı, sizin ki kadar ağır ve vicdansızca olmayacaktır bilin! Ben sadece "Adam olmayan adamlar, düşüncesiz ve bencil insanlar uzak durulması gereken insanlardır." diyorum. Onlar silinmesi gereken ilk insanlardır.
Aman
dikkat edin onlara gitmesi gerekiyorsa gönderin gitsin gidene dur demeyin,
hatta biraz yolluk verin yanına bir daha geriye gelmesin.
Böyle
insanlar hayatınızda kalsa ne olabilir ki? Yanlış insanlarla olmaktansa yalnız
olmanın bir nimet olduğunun farkına varın. Enerjinizi tüketen, ruhunuzu
hastalandıran bir vebadır onlar. Şifayı onlardan uzaklaşarak bulabilirsiniz
ancak. Derdin dermanı da, hastalığın ilacı da yalnızca sizde. Sizi yoran ve
huzursuzluk veren insanların yanında değil, can bağı kurduğunuz insanların
yanında olun. Sıkı tutun o insanları, kaybetmeyin. Bir elin parmağı gibi olsun
onlar. Az ama öz. Kara gün dostu, iyi gün habercisi insanlar biriktirin. Duası
olun, duacısı olun... Bin ömür verilse birini bile vermeyeceğiniz insanlar için
sahip olduğunuz tek ömrü harcamak hangi cihanda affedilir ki? Hayat kendimize
düşman olacak kadar uzun değil... Bırakın! İçimizdeki iyiyi öldüren biz değil
insanlık olsun. Vicdanınızın rahat, ömrünüzün yaşanmaya değer olması
dileğiyle...
M.Deren
…
Düşünüyorum da öyle insanlar vardır ki hayatımızda olmasa da olur dediğimiz cinsten... O insanlar tek bir hareketleriyle, bazen tek bir sözleriyle hatta bazen nefes alışlarıyla bile ruh halimizi bozabiliyorlar. Hata yapan, kalp kıran, özür dilemeyen, dilese de benzer hataları tekrarlayarak özürünü kabahatinden büyük hale getiren insanlar, yani anlayacağınız özür dilemelerden bile özür dilemesi gereken insan onlar. Yalanı, saygısızlığı ve benciliği alışkanlık yapmış yüzsüz insanlar, bu yüzden onlar yüzsüzlüğü ile değil kimsesizlikle baş başa kalmalılar. Her yerde var onlar. Eş, dost ve akraba... Kim olursa olsun sana mutsuzluk ve vicdan yükü getirenler olmasın yanında. Zaten olsa da bir şey kazandırmaz asla. Yararından çok zararı olur bazılarının bunu kabul etmeli her insan. Kendine bile faydası olmayandır, faydası dokunmayacaktır. Çıkarları için yanında olanları değil, seni sevenleri, ilk hatanda silmeyenleri, yüzünü dönüp gitmeyenleri tut hayatında.
…
Bazı şeyler okudukça ya da yaşadıkça değil yanıldıkça değişiyormuş. "Sen değişirsen, dünya değişir." demiş Osho. Bu sözden ibaretiz artık. Dünya da değişti bizde. Şimdi yine yeniden değişeceğiz birlikte. Önce kendimizden başlayacağız dünyayı değiştirmeye. Ve ben üzerimde emeği olmayan insanlara hesap sorma hakkını vermeyerek başlayacağım bu ilk değişime. Unutmayın ki; kimse sizi yargılama hakkına sahip değil. Elinizdeki özgürlüğü, yüreğinizdeki iyi niyeti heba etmeyin insan olmayana. Bunun adına ister ukalalık deyin isterseniz aşağılıkça düşüncelere girin. Ben adına seviyeli olmak diyorum. Hayatımda gereksiz pişmanlıkları ve işe yaramaz insanları bulundurmamak diyorum. Şunu anlayın önce. Kan bağı filan değil insanlığı ayakta tutan. Tam tersi, şuan kötü olan ne varsa, bu düşünceyi çıkarı için kullananlar çıkardı başımıza. Birileri bu düşüncenin altına sığınıp türlü türlü oyunlar oynadı hayatımızda. Sen sustun, o yargıladı. Sen sevdin, o aşağıladı. Sen tuttun, o attı. Sen saygıda kusur etmezken, o gözünün üstündeki kaşında kusur aradı.
…
İyilerin devri bitti arkadaş anla bunu. Yok, artık öyle iyi komşuluk, dostluk ya da akrabalık anlayışı. Bazı şeyler gönül işidir, bu yolda gönülden geçilir ama sırf Allah rızası var diye yine gidilir. Ama öyle bir zaman oldu ki, insanı insanlıktan çıkaran ne varsa başımıza geldi. İyi dediklerimizin kötü çıktığı, güvendiklerimizin arkamızdan vurduğu günler geçeli çok oldu. Üzüldük! Hem de haddinden fazla... Sonra bir de baktık ki üzüldüğümüz o şeyin ölse cenazesine bile gidilmeyecek insanlar yüzünden olduğunu anladık. Artık kötü günde katkısı olmayanların iyi gündeki hissesini verme vakti geldi.
…
Doğruları söylemek suçsa söylüyorum, hadi kim cezasını kesebilecek söyleyin? Sizin yerlerde süründürdüğünüz o insanlığın sorumlusu ben değilim. Bundan sonra söyleyeceklerim ve yapacaklarımın hesabı, sizin ki kadar ağır ve vicdansızca olmayacaktır bilin! Ben sadece "Adam olmayan adamlar, düşüncesiz ve bencil insanlar uzak durulması gereken insanlardır." diyorum. Onlar silinmesi gereken ilk insanlardır.
M.Deren

günaydın... iyi seneler...
YanıtlaSil