Öyle bir top!umda yaşıyoruz ki kuralları yıkmak için, dini işimize yaradığı kısmı kadarıyla yaşıyoruz. Sözümüz kendini bile düşmeyip sokağa atan yaşlıya değil, yatalak eşine bakıp ölünce arkasında ağlayanı bile olmayacaklara. Siz elleri öpülesiniz? Sözümüz ben gencim bana bir şey olmaz deyip (zibidi) gibi gezenlere değil, annesi, kardeşi, ninesi ya da dedesi hasta olmasın diye evinden çıkmayan gencimize. Siz iyi ki varsınız? Sözümüz patatesi 2 katı fiyatı satan manava, kolonyaya 15 TL diyen marketçi amcaya.
Onlar kendilerini çok iyi biliyor aslında. Bazıları için burada yazanları okumak, tesiri olmayan bir kaç satırdan öteye geçmeyecek nasıl olsa. Onların derdi fırsatçılıkta bir numara olmakta. İnsanın zor gününde tekme vurmakta. Ateş düştüğü yeri yakmıyor artık. Senin yaptığın benciliklerin ve düşüncesizliğin kaç insana mâl olduğunu anla. Bunu anlamak için çok geç olsa da, bir de gemisini kurtaran kaptan misali geçip köşeye görmezden gelmemiz yok mu hani. Yazık ki ne yazık bize. Bizi depremler, savaşlar ya da salgın hastalıklar öldürmeyecek. Bizi öldüren içimizdeki vicdan, yüreğimizdeki vefasızlık olacak. O da biraz olsun kalmışsa eğer... !
M.Deren

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder