ℳ.𝒟ℯ૨ℯ𝒩✒️

💜Her gecemi duasız bırakmadığım gibi, Hiçbir duamı sensiz bırakmıyorum bil ki. Yürek emanetim. Âmin’im... Duam bulsun seni, yüreğim bulduğu gibi...🤲

16 Kasım 2016 Çarşamba

Ben Sende


Ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurları
Mor kanatlı turnaları yar...

Ben sende rüzgarı sevdim
Alıp götüren yılları
Saklı kalan umutları yar...

6 Kasım 2016 Pazar

Yanlış Kişiler


Yanlış kişiler yanlış zamanda terk eder... 
Çünkü onlar
senin ne kadar üzüleceğini hiç umursamaz.
Seni yanlış zamanda, ona en çok ihtiyacın olduğu anda, onu en çok sevdiğin zamanda terk eden birini asla 
affetme! 
Ve asla öyle birini kayıptan da sayma. Aksine daha mutlu ol. 
Şükret ondan kurtulduğun için, hatta sevin. 
Sen mutlu ol ki, o artık ne kadar değersiz olduğunu hissetsin...


8 Ekim 2016 Cumartesi

HANGİ AYRILIK

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?

Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?

Bu Nasıl Ayrılık? ...

Yusuf Hayaloğlu

1 Ekim 2016 Cumartesi

"Git" Dedin, Gittim"

Sevdiğim tüm mevsimler yaprak dökerken,
Sonbahar benden değil, senden alacaklı hep
Söyledim ona beni sende bulacak,
Ve bir gün seni benden alacak...

Hesap kitap istemem senden,
Ne kadar severse o kadar sevilmezmiş insan.
Hangi şairdi o, "sevdiğin kadar sevilirsin" diyen.
Bir beni mi kandırdı, yoksa yalancı mıydı tüm şairler...

Uslanmaz çocuğum sanki laf anlamaz.
Her günüm bir oyun, her oyun son/um.
Ebeyken sobelemiş beni kader,
Kader sen varken güzel, yokken neye değer.


Bir de susmalar var hep sana kalan.
Evet; susmalar diyorum kolay olan,
Konuşmak kadar yormuyorlar.
Aynı gitmeler gibi susmalar.
Çünkü gitmek yormaz, kalmak kadar...

"Gitme" dedim de bir susa emanet edipte nasıl da gittin.
Unutuldum...
Ve bir o kadar da yoruldum.
Olsun ben her şeye rağmen yarınlarımdan umutlu, geçmişe unutluyum.
Ve artık bil istedim.
Şimdi söyleyeceğim...

"Git" dedin, gittim,
"Bit" dedim, bittin; Seni sana emanet ettim..."

M.Deren
19 Eylül 2013, 11:47 Kırıkkale

29 Eylül 2016 Perşembe

Sevmemeliydim Seni...


Daha uzun sürmeliydi sana direncim.
Açmamalıydım kapılarımı hayatıma umarsızca savrulan varlığına,
İçimdeki çelişkileri dinlemeliydim.
Hayatımdaki boşlukları doldurmana,
Kalbime yerleşmene izin vermemeliydim...
Gelmekteki aceleciliğinden çözmeliydim hayatımda kalıcı olmadığını,
Ve aramızda uzayan yollardan bilmeliydim.
Senin yollarının gelmekten çok gitmek için yapıldığını,
Sevmemeliydim seni............

“Seni seviyorum” dediğinde,
Sesinin sıcağına gizlenmiş ayrılığın soğuğu üşütmeliydi içimi...
Görmeliydim; ayrılığı bavulunda taşıyan bir yolcu gibi aşk’ın kıyısında durduğunu,
İlk durakta ineceğini,
Beni elinden alacaklarmış gibi alelacele sevişinden fark etmeliydim gideceğini...
Meğer ne çok haykırmışsın bana gittiğini..!
Ne çok duymamışım sessizliğini..!
Yaralı gelişlerine aldanmamalıydım...
Tökezlerken attığın bütün adımlarda...
Geçmişin izlerini de sürükleyerek geldiğini bilmeliydim.
Dilinde yalpalayan sevdasızlığa sağır olmamalıydım bu denli...
Duymalıydım ne kadar sessiz de olsa bana gelmeyişini,
Yaralarımda yaşatmamalıydım seni.
Kanayan yerlerime sızılı varlığını iliştirmemeliydim.
Avuntusuzluğuma yapışan varlığını,
Söküp atmalıydım ellerimle…
Sevmemeliydim seni.........

Karanlıkları tutuklayıp içime, sevdin yanılgısıyla küserken bütün aydınlıklara
Işıklarımı kendim kapatmışım meğer,
Bilmeliydim...
Oysa sen hiç yoktun.
Olmamıştın.
Çocukluk saatlerime denk gelmiş masalımdın sen...
Tutulmamalıydım sesindeki sıcaklığa.
Düş/tün, düşmemeliydim uçurumlarına…
Çocuksu yüzünün ardındaki uzaklığı görmeliydim.
Yokluğuna bedellenmiş bu aşkın kalbime yerleşmesine izin vermemeliydim.
Şimdi sana değil kendimedir bu yakarışlar, bu isyanım.
Kaybolan kendime…
Bir gün belki bulurum diye kendimi, iç kırıklarımdan şiirler biriktiriyorum avuçlarımda...
Avuntusuz yüreğime kabuk olur diye yaralarıma saklıyorum sensizliği…
Yanlış anlama,
Kırgınlığım kendime…
Kırgınlığım; avuçlarımda kanayan en keskin kelime hâlâ…
Hiç tanımamış olmayı dilerdim aslında seni,
Çünkü o zaman içimde sızlayan bu yaraya,
Adını vermez, “boşluk” der geçerdim.
Çünkü o zaman bir şeyler eksik der,
Fakat ne olduğunu bilmemezlikten yakınırdım.
Sensizlikten değil…
Söyle sızlayan yaramı hangi sen dindirir peki.
Hangi sabah getirebilir sensiz geçen geceleri…
Canıma yarıydın sevgili, yarım oldun yarsızlığıma bil ki…
Merak etme ölmüyorsun sevgili,
Bu hikâyenin mutsuzu benim; sen değilsin...

Seni sensiz sevmeye devam etmeliyim şimdi…
Artık gidebilirsin.
Söyledim ya sevmemeliydim seni…

Sevmemeliydim seni…

22 Ocak 2016 Cuma

Gönül Yarası



Biliyorum çok geç kaldım ben aşka.
Şu garip gönlümü sevemez misin?
Anılar içinde kaldı yıllarca,
Şu garip halimden bilemez misin?
Karanlık gecelerde deli divane,
Halim bir çare nerelerdesin?
Mevsim hazanda titriyor ellerim ruhum firarda dönemez misin?