ℳ.𝒟ℯ૨ℯ𝒩✒️

💜Her gecemi duasız bırakmadığım gibi, Hiçbir duamı sensiz bırakmıyorum bil ki. Yürek emanetim. Âmin’im... Duam bulsun seni, yüreğim bulduğu gibi...🤲

19 Aralık 2024 Perşembe

VÂVEYLA

a

Nerede benim bütün gün beklediğim baharım?
Boşuna mı yine, yüreğimin maviye kanat çırpınışı.
Savrulan kelimelerin hengâmesinde,
Buldun mu kaybettiğim sesimi, sessizliğinde?
Uzun bir sefer mi çıktı denizimde,
Söyle yandı mı limanım, gemilerim nerede?

Alışılagelmiş bir dalgınlıktı yaşamak,
Suslarla yitirilen sözcüklerin anlamında.
Gün doğmuyor bel bağladığım tepelerden artık...
Bir boşluk ki ardımdan türküsü yankılanıyor
Ve öylesine karanlık ki gecem, ha olmuş ha olmamış yıldızları
Yollar, yollarda içime denk ve sonsuzlaşarak başıboş gidince.
Bir bayram bekliyorum ufukta gün bitince...

M.Deren 
19.12.2024 - Ankara

 ✍🏻Vâveyla Dinle🎸

14 Aralık 2024 Cumartesi

Senden Kalan Ses


" İnsan ne yerse o kokar. Ne okursa onu konuşur. Kimi seviyorsa kalbi o kadardır. Sizsiniz kendinizle ilgili tüm cevapları kendinizi tanıyacak olana sunan. Yaşamınız verir sizi ele. Müzik arşivinizden bellidir kişiliğiniz. Aşkı sevme biçiminiz. Dinlediğin tarz müzikte saklıdır sevgiye olan şiddetiniz. En kötüye vereceğiniz cezadadır adaletiniz. Herkes sever doğduğu toprağı, oraya bomba düştüğünde belli olur kimliğiniz.
 
Yağmurda ıslak bir kediye puslanmıyorsa gözleriniz, aşk sözlerini sakının siz. Komşunuzla sohbetimiz kadar uzaktakine olan bağımız. Mesafe denilen tanım sadece zamanla ilintili. Yoksa yalnız bir gecede bir kahve yudumlarken de onu anabiliriz. İnsan çevresi kadar güçlüdür. Kaç el uzattıysan o dostluklarla sınanırsın karanlığında. Aile bağın kadar bağlısın hayata. Sana karşı yapılan her şeye rağmen duruşundadır tavrın. Gizlediğin iyilik kadar büyük. Anne baba sevgisine izin verdiğin kadar küçük. Tek bir dünya var 'vicdanının' etrafında dönen. Tüm karakterindir onun içinden geçen. "

Bir tek siz varsınız, her şeye rağmen en içinizde iyi kalmaya değer. Varlığınızı artıp, yokluğunuzda sizi özleten neyse! Kulak verin sizden geriye kalacak o sese...

M.Deren


1 Aralık 2024 Pazar

UMUT

https://www.youtube.com/shorts/0tprDY0cjKc

Ben birini seversem... 
Tutmaz geceleri uykular, 
Sığamam artık satırlara. 
İki yakasını bir araya getiremem kavuşmaların, 
Felaketi olurum şiirlerin. 

Ben birini seversem... 
Uçuşur midemdeki kelebekler, 
Duyulur dilden dile şarkıları. 
Ve penceremdeki menekşeler bir başka kokar. 
Özgürlüğe koşar adımdır gökyüzümdeki kuşlar. 

Ben birini seversem.... 
Değişir dünya, 
Gün geceye karışır. 
Aminler sürülür kağıda, 
Dökülür dilden dualar. 
Umudum olur Allah...

M.Deren 
25.07.2010 - K.Maraş

30 Kasım 2024 Cumartesi

Bir Şiirlik Yerimiz


Bazı tesadüfler öyle güzel başlangıçlara vesile olur ki yıllar geçse de farklı bir şehirde, farklı bir zamanda, farklı bir satırda yine güzel hislerle karşılaştırır seni. Birinin öylesine okuyup geçtiği basit bir yazının değerini geriye dönüp okuyunca daha iyi anlarsın. İşte o zaman geçmişine sitemini "Ne şiirdi bee?" diye yaparsın.

Yıllar önce bir kitap arasında denk geldiğim bu sayfa "Bir Adın Kalmalı" benim şiirle başlayan dostluğumun ilk muhabbeti oldu. Lise yıllarında insan ne kendini ifade edecek doğru kelimeleri bulabiliyor ne de onları yazabilme cesaretini. Ama içe çöken yaşanmışlıkla birlikte bazı sözcükler anlamının ötesinde bir ağırlık taşımaya başlıyor. Kelimelerin çaresizliği ile büyüsü arasındaki ayrımı görebilmek için zamanın teknesinde yoğrulmak gerekiyor. Hayatın adına yeni bir anlam bulmak ve gerçeğin dışına çıkmak ancak böyle mümkün. Her yeni kitap ve şiirle bir nebze daha büyümek... Çünkü "olmayan bir şey olandan çok sarsıyor seni. Tek o kalıyor ortada, o olmayan şey." Yaşadıklarının ve yaşamadıklarının, yalnızlığının ya da olamayışının ötesinde senden geriye yazamadığın o satırlar duruyor...

Biliyoruz ki şiirler ve şiir kitapları diğer türler kadar rağbet görmese de severek okuyan bir kesim hala var. Raflarda durup zamanın eskittiği birkaç kağıt tomarından öte, yüreğinde tutup satır satır ezber etmek isteyenler de... 
Bir şiirin ağlattığı, bir gülün razı ettiği o basit insanlar arasında bizim de bir satırlık yerimiz olsun...🙏🦋

Not: Bazı sitelerde ve dergilerde Ahmet Hamdi Tanpınar ait olduğu iddia edilse de şiirin asıl sahibi müzisyen ve şair İbrahim Sadri'dir. Kalemine sağlık...

BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

Sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

Dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

İBRAHİM SADRİ 

M.Deren
30.11.2024 - Ankara

28 Haziran 2024 Cuma

Bitmeyecek Hikaye

Nerede durmalıydı insan? Gülüşünün zayi olmadığı, ruhunun acı çekmediği yerde mi? Bir bankta saatlerce oturunca mı anlamalıydık; içimizdeki asırlık yorgunluğu. Söyleyemediğimiz o kadar çok şey birikiyor ki dilimizde, gönlümüze yük, kalbimize acı olan...
 
Oysa karşıtıyla yüklü değil mi her şey! Artık mutlak çözümlerden vazgeçip, tartışılmaz mükemmelliklerin ardındaki gizli kusurları görebilsek. Ve o kusurları örtmeyi de sevmeyi de öğrenebilsek. 
Nasıl doğmakla başlıyorsa bir ölüm, ölmekle de başlayabilir bir hayat. Öyleyse yeniden başlamaya doğsak. Bir kitap da yazıyordu; çok konuşmayan insanların, sustuğu uzun cümleleri olurmuş. Bir yaşamın değeri dokunduğumuz kalplerle, sustuğumuz cümleler arasında ölçülürmüş. 
 
Dünyayı değiştirmenin anahtarı başka hayatları zenginleştirebilmekse eğer. Her bitiş, yeniden başlamak için bahane. Aslolan bu hikayeye (türküler eşliğinde) devam etmek, bazen bir kitap bazen de şiirle...
 
M.Deren
29.06.2024-Ankara

7 Haziran 2024 Cuma

Bize İyi Gelmeyen

Gün geçtikçe beni daha az şeyin ilgilendirdiğini, daha az sayıda kişiyle yakınlık kurma ve konuşma eğilimi gösterdiğimi fark ediyorum. Sınır koymayı öğreniyorum ama her zamankinden daha keskin. Çünkü iyi insan olmak her şeye katlanmak anlamına gelmiyor biliyorum. 

İnsanlar üzülmesin, ortam gerilmesin, huzursuzluk, haksızlık olmasın diye yapılan her şeyin zorunluluk değil aslında gönüllük olduğunu, gönülden yapılmayan hiçbir şeyin kıymeti olmadığını diyorum. Eğer seviyorsan, inanıyorsan sonuna kadar gitmelisin. Her şeyi yapmalı o şey için asla vazgeçmemelisin. Ama yüreğin bir şeyi istemiyorsa; hissetmediğin bir yerde bulunmak, bir insan olmamışsa onunla yana yana durmak zorunda değilsin. Bırak dağıtan toplasın, ağlatan güldürsün. Bazen varlığın ile huzursuzluk olacağın yerde, yokluğun ile mutluluk olmayı seçmen gerekir. Ve bunun için kimsenin seni yargılamasına izin vermemek.

İnsanız ve her şeyi hazmetmek zorunda değiliz. Bazı şeyler hazmedilmez. Bazı durumlar değişmeyebilir, düzelmeyebilir, bazı şeyler hiçbir zaman çözülmeyebilir. Sebebi olmadığımız sorunların muhattabı olmak hazmetmeye, düzeltmeye, değiştirmeye, çözmeye çalışmak sevdiklerimize de bize de yük olur ve biz o yükü her zaman taşımak zorunda değiliz. Elimizden geleni yaptıysak ve yine de olmadıysa artık kendimizi hırpalamak yerine, gerçekleri kabul etmek ve o gerçeklerle ne yapacağımıza karar vermemiz gerekir.

En büyük karar; kendine olan saygını kaybetmediğin, iyi niyetini öldürmediğin karardır. Öyle anlar da kendin için yapabileceğin tek şey, sana zarar veren durumlara veya kişilere maruz kalmamak için uzaklaşmak, vazgeçmek ve hatta bir daha dönmemek üzere geride bırakmaktır...

M.Deren / 07.06.2024

4 Haziran 2024 Salı

Kötü Değil... Mi?

Bilmeliyiz ki herkes ekmeğinin derdinde. Sorumlu olduğu kişileri, mücadelesini verdiği bir hayatı var. Yaşama derdine düşmüş ve şuan olduğu yere öyle kolay da gelmemiş. Hangi şartları kabul ettiğinden, hangi kabule zorlandığından haberimiz bile yok. Hasta mı değil mi, hastası mı var? Ya da yorgun mu yoksa yormuş mu, kırgın mı bilmiyoruz bile...

Fakat bazıları var; her şeyi anladığına, herkesi tanıdığına öyle emin ki. Ama sırf ona benzemediği, onun gibi olmadığı için insanları dışlayan, kötü niyetinden öteye gitmeyen yakıştırmalarından ve karaktersizliğinin yansımasından başka bir şey değil. Tek bildiği ağzını doldura doldura kusmak. Neyi mi? Ön yargıyı, nefreti, öfkeyi, bencilliği en çok da ne olduğunu/olamadığını kusmak.!

Diyeceğim o ki; böyle insanlardan olmayacağız. Öyle olanların yanında da durmayacağız. Sizin aksinize herkesin hayatı değerli yani saygı duyacağınız, şapka çıkaracağınız cinsten bir roman. İlla kaleme alınmasına gerek yok. Gözün varsa görmek istersen emin ol sende görürsün. Memnuniyetsiz ve öfkeli olma hayata bu kadar. Asıl sorun belki de sensin, hep kötü baktığın içindir belki bu sevilmeyişin. Yoksa insanlar sandığın gibi kötü değil. Belki bir gün sende iyi biri olmayı denersin.😉

M.Deren / 05.06.2024

23 Mayıs 2024 Perşembe

DEĞİŞME/YEN SEN

Biri bir yanlış yaptığında ya yanlış yaptığından habersizdir sonrasında yanlış yaptığını bilir ve af diler. Ya bilerek ve isteyerek yapmıştır. Ya da yaptığı şeyin yanlış olmadığını düşünür. İlk üç durumu anlayabilirsiniz ama yaptığı şeyin yanlış olmadığını düşünüyorsa bunu anlamak, anlamlandırmak epeyce güçtür. Bazı şeyleri anlamak güç olduğu gibi, olana karşı anlayışlı olmakta da güçtür.  

Neden mi? İsterler ki o hiç anlayışlı olmasın ama etrafındaki herkes onu anlasın. O ağzına geleni saysın ama etrafındakiler sussun. O kaba davransın ama etrafındakilerden nezaket beklesin. Tamam… İnsanın özensiz yanları olabilir ama bütünüyle özensiz bir kişiliği de kimse kabul edemez. Buna rağmen sağında solunda zoraki duran insancıklar var diyorsan eğer yarın ilk fırsatta seni kendinle baş başa bırakacaklar da onlar.

İnsanı bu yorar. Böyle insanlar... Yoksa omuzunda dünyanın yükü olsun bir insanın yükü kadar ağır hissetmezsin. İnsan insana sığınaktır, insan insana dayanaktır, insan insana şifadır. Sen hep birilerinden beklersen, sanki sorumluluğu ve göreviymiş gibi davranırsan. Bir gün yorgun bir sesle şöyle bir cümle duyarsın. 

KİMSE İYİ NİYETİNİ KULLANDIRACAK KADAR CÖMERT, DEĞİŞTİREMEYECEĞİ ŞEYLER İÇİN ZAMAN HARCAYACAK KADAR SABIRLI DEĞİL...

M.Deren - Ankara

19 Nisan 2024 Cuma

İÇİNDEKİ BOŞLUK


 
İnsan bazen gitmek istiyor ama bu bavulları toplayıp gitmek gibi değil. Biliyor ki ülkelerden geçse, şehirlerde dinlense bu gitme isteği hiç bitmeyecek. Aslında bütün mesele kendine gitme isteğinde. Ömrün sonunda gideceği tek yerin yine kendisi olduğunu bilmekte. Değişen bu dünya içinde kendinde değişmeyeni bulmak ne kadar münkünse?  

 

İnsan değişime uğrayan hiçbir şeyi sevmez aslında. Bilmediği ihtimaller yerine bildiği mutsuzlukta daha güvende olduğunu düşünür. Alışkanlıklarını, sokaklarını, insanlarını, şarkılarını, iyisiyle-kötüsüyle beni ben yapan şeyler diyerek sahiplenmeyi, yerine başka şeyler koymamayı tercih eder. Oysa ki insan, aslında değişimin ta kendisidir. Vazgeçmek ve pes etmek arasındaki tercihleridir. Tüm alışkanlıkları ya da alışamadıklarıyla.   

 

Sartre hayatı şöyle özetlemiştir. "Hayat üç bölümdür: dünyayı değiştireceğini sandığın, dünyanın değişmeyeceğine inandığın ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun." Dünya, insanı mutlaka değiştirir. Ve insan da kendi dünyasını... Biz ne kadar değişirsek, içimizden dışarıya açılan o pencere o kadar farklılaşır. En doğal değişim ancak farkında olmakla, farklı olmakla mümkün olabilir.   

 

Değişmekten korkulur mu peki? Eğer korkulursa yaşamanın anlamı hayatta olma alışkanlığından başka ne olur ki? Bu yüzden bugün yeşili sevip yarın maviyi sevdiğinde kendini asla yadırgamamalısın. Çünkü kendini yadırgadığın sürece kendine ait olmayacağını düşüneceksin. Peki kendine ait olmadığın için bir şehre, bir yere, bir insana da ait olabilecek misin?. En çok kendine, kendin olmaya ihtiyacın olduğunu bilmelisin. Sen yoksan, kimse yok demektir. Sen yoksan her şey bomboştur. Ve bazen yaşamak değil, bu boş dünyada bomboş kalmak en zorudur.  

 

M.Deren 

19.04.2024 - Ankara