ℳ.𝒟ℯ૨ℯ𝒩✒️

💜Her gecemi duasız bırakmadığım gibi, Hiçbir duamı sensiz bırakmıyorum bil ki. Yürek emanetim. Âmin’im... Duam bulsun seni, yüreğim bulduğu gibi...🤲

4 Eylül 2017 Pazartesi

Sen Beni Kaybetmedin Ki....


Biliyor musun, ben seni kaybettiğime değil, 
Seni içimden geldiği gibi sevemediğime üzüldüm en çok.
En çok buna kahroldum...
Sen beni kaybetmedin ki...
Sen beni üzdün, sen beni kırdın, yordun...
Zaten kaybetmek için önce sahip olmak gerekmez mi? 
Sen bana hiç sahip çıkmadın, bir kere bile sahiplenmedin ki... 
Yani senin için kayıp sayılmam ben. 
Bir süreliğine yalnızlığına eşlik ettim işte, hepsi o... 
Başlarda alınganlık ediyordum bu duruma sonra alıştırdın. 
Haksızlığa alıştırdın, kırık bir kalple sevmeye, yalan yanlış sevilmeye alıştırdın...
Aslında sen, senden nefret etmeye bile değmiyorsun. 
Bunu sende biliyorsun. 
Haksızlığının farkındasın ama yine de güzel gitmeye kalkıyorsun.
Beni hiç sevmediğin için değil, çok sevildiğin için gidiyorsun. 
Gördüğün bunca sevgi, verdiğin bunca acıya eş değer değil. 
Sevmek yüreğinin bildiği iş değil.
Biliyorsun... 
Bu yüzden sana yakışan şekilde gidiyorsun...

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Yalnızlığı 'yalnız bırakın' benimle...




Evde tek olmanın da güzel yanı var arkadaş. Mesela kitap okuyorsun. Müzik dinliyorsun. Ne yaparsan yap kimseyi rahatsız etmiyorsun. Biriktirdiğin üzüntüleri, canını sıkan her şeyi itiyorsun bir köşeye. Anlamayan ve dinlemeyenlerden uzak duruyorsun. Beklentin olmadan uyanıp, beklemeden uyuyorsun. Kendini kimseye anlatmıyorsun. Anlasınlar istemiyorsun. Anlamazlar biliyorsun. Gecenin karanlığında bir tek kendi iç sesini duyuyorsun. Hatta gecenin sessizliğini herkesten çok sevdiğini fark ediyorsun. Yalnızken yorulmuyorsun mesela. Üzülmüyorsun da. Zaten canını sıkacak kimseyi yanına almıyorsun. Yanında olsun istemiyorsun. Bu yüzden de mutlusun.

Anlayacağın arkadaş yalnızlık tek kişilik paylaşılıyor. Yalnızlık en içimizde yaşanıyor. Sen sana fazlayken başkasına da yer verilmiyor. Hani şair de diyor; "Yalnızlık, sizin size yokuşunuzdur." Madem bir yokuş var içimizde o zaman bi iyilik yap bize. Bırak beni yok oluşun içinde. Sorma, arama, düşünme, konuşma önce. İlk kendini, sonra beni unut öylece...

Yalnızlığı 'yalnız bırakın' benimle...

M.Deren

2 Nisan 2017 Pazar

Bana Beni Bir Tek Sen Buldurursun

Doğru bir kapıyı açmak için kaç yanlış anahtar heba eder insan? Neden bir doğru için onlarca yanlışa katlanır? Bizi tamamlayacağına inandığımız kişiyi bulmak adına harcadığımız zaman dilimlerinde ne kadar da eksiliyoruz değil mi? Doğru insanı bulduğumuzda ise eksiklerimizi dolduracağına inandığımız o kişi tüm eksiklerimizi yüzümüze vuruyor bir bir... Oysa biz onu bulmak için onca yanlışa katlanmış, yaralanmış, azalmıştık.

İnsanın birini sevmesi, kendisini harcaması mıdır ey güzel Allahım? Beni bir tek sen anlarsın...

Bizi eksiklerimiz yüzüne terk edenler gidişleriyle hayatımızdaki yıkımı görmeyenlerdi. Görmeyi öğrenselerdi kalmayı da bilirlerdi. Onlar geldikleri gibi değil, hiç gelmemiş gibi gidenlerdendi. Peki, insan neden bir anda cayardı sevmekten; ortada hiçbir sebep yokken?

Hangisi daha kırgındır acaba ey güzel Allahım, yaprağını döken ağaç mı, ağaçtan kopan yaprak mı? Ben bir tek aydınlatırsın...

Kendini ve tüm yaşadıklarını terk edenler var ya... İşte onlardır en acımasız katiller. Kendi kendinin katildir onlar. Bilmezler geride nasıl bir enkaz bıraktıklarını. Bilmezler kendilerini yakarken başkalarını nasıl tutuşturduklarını... Yarına olan inancın ölümüdür onlar. İnsan, birinin yarına olan inancını öldürerekte katil olabilir. Bu cinayetlerin en korkuncudur. Düşünsene mezarda değilsin ama ölmüşsün...

İnsanın bir ölü gibi yaşaması yaşamak mıdır ey büyük Allahım, beni en güzel sen yaşatırsın...

Bazı anlar vardır ki yalnızlığın bile sana kalabalık gelir. Çocukluğun bir yara gibi açılır etinde. Erken büyüyen çocukların yaraları daha derin olur. Ne kadar derinse o yaralar çocukluğumuzda o kadar boğulur. İşin garip yanı boğulduğun kadar öğrenirsin nefes almayı ya da nefessiz yaşamayı. Ama etini acıtır yaraların her nefeste. Seni o yaralar büyütmüştür oysa... O yaraların iyileşmesini istemezsin.

Yara iyileşince mi ölür ey güzel Allahım, beni bir tek sen iyileştirirsin...

Acıları bile görmezden gelebilecek kadar iyimser biriyken, iyilikleri bile fark etmeyecek kadar kötümser birine nasıl dönüştüm ben? Belki de her şeyi bilmemdendir bu garipliğim... Çok bilince insan daha da hüzünlü oluyor. Kederim bildiklerimdendir. Ama yine de bildiklerini öğrenmeye çalışmaktan ve bildiklerimin üstüne (acı verse de) yenilerini koymaktan vazgeçmiyor insan. Çünkü her bilinmezin içinde gizli bir umut yatıyor. Zaman tükenmedikçe sana yeni tecrübeler sunmuyor.

İnsanın kaderi kendini bulmak adına zamanı harcaması mıdır ey güzel Allahım, bana beni bir tek sen buldurursun...

23 Şubat 2017 Perşembe

Buket Ateş - Mektup


Canlandı mazi gözlerimde, mektubun elimde
Yandı kül oldu yosun tutmuş kalbimde
Bilmem doğar mı küllerinden ah bu sevda yeniden
Geçti yıllar, mevsim sonbahar, ruhum hançer misali
Şimdi kaç sevda vardır bilmem kırılmış kalbimde
Vurgun yedim yıllar önce "elveda" dediğinde

26 Ocak 2017 Perşembe

Kimlerden vazgeçtiğin, kimleri seçtiğini belirler...

'Hayatımı geçmişe sar usta...' diyorsun. 'Orda kaldı mutluluklarım...' Olmuyor. Kimse gelip senin hayatını başa sarmıyor. Kaybettiklerimize bakıp, daha da kaybetmemek adına yürüyoruz. Küfrü bile hak etmeyecek insanlara şiirler yazıyoruz. Doğru insanı yanlış durakta bekliyoruz. Bazen hiç dediklerimiz hayatımız olabiliyor. Bazen de hayatımız dediklerimiz hiçe dönüşebiliyor. Dikkatli ol; her insan biraz alçaklı taşır içinde. Çok kazanmak isteme, dost kazanmak iste. Ha unutmadan; kimlerden vazgeçtiğin, kimleri seçtiğini belirler...'