Alabildiğine, ucuz bucaksız gökyüzü gibi,
‘Günaydın’ların beklediği geceler değildi belki
Neydi yüklemi devrik cümlelerimin derdi?
Bir ağustos sabahında beklemekti sevmeni.
Görmek vardı şimdi.
Gözlerinde gülümseyen güneşin rengini,
Öylece dinlemek nefesini,
Dalgaların getirdiği deniz kokusu gibi
Çekip içine hissetmek vardı sensizliği…
Bir sesin duyulmadan da özlenebildiğini,
Söylemek vardı şimdi…
Sensiz cümlelerimdeki yerini,
Mesela; beklemek güzel şey bir akşam vakti…
Ve ne uzun kelime sevmek…
Seni…
Ö(y)lesine…
M.Deren | 01.08.2019 - K.Maraş