ℳ.𝒟ℯ૨ℯ𝒩✒️

💜Her gecemi duasız bırakmadığım gibi, Hiçbir duamı sensiz bırakmıyorum bil ki. Yürek emanetim. Âmin’im... Duam bulsun seni, yüreğim bulduğu gibi...🤲

31 Ocak 2025 Cuma

ŞİİR AĞRISI

Beynimdeki kara su başımdaki sancı 
Dilime dolanan bu tanıdık suskunluk 
Günlerdir çektiğim dinmeyen gizli acı.

Yerli yersiz alnıma düşen dalgın kırışık 
Rengi yüzüme vuran içimdeki acı su 
Görüntüsü gözlerimde uçuşan karışıklık.

Akşam alacasına yakıştırdığım hüzün 
Yüreğimin dalında kanayan körpe çiçek 
Yangın yerlerine izi düşen yaslı yüzüm.

Adını bildiğim gurbet o bitmeyen ayrılık
Karanlığın ağlarına takılan gönül kuşum
Taşımakla gönendiğim içimdeki ağırlık.

Diline sınırlar konulan yasak ülkem 
Yaşadığım korku en özgür yanım benim
Karanlık kapılara vuran ışıklı türküm

Kendi su yolunda akan küçücük suyum 
Durmadan yüreğimi kanatan ince sızı 
İçinde yanardağlar devinen durgunluğum

Ve bir duyarsız günün en olmadık yerinde 
Bir gülün dikeninde bir gecenin koynunda 
Dilimden sesime kayan yangın yalazım.

Sözcük sözcük dökülen ölü duygularım benim 
Yine yarım yine güdük kalan öksüz çocuklarım 
Benim acılarda boy veren can çiçeklerim.

Şükrü Erbaş - 1981
Yüreğine Sağlık🙏🏻

30 Ocak 2025 Perşembe

NEREYE DÖNER İNSAN

En babasız evlerin, yetim kalmış odalarında çiçekler büyütmüş kadınlar kadar canım yandı o gece. Kaburgalarıma saplanmış en paslı hançerleri söküp, geceye yürüdüm korkusuz. Ellerinin beyazlığını aradım kuytularda, yoktu. Tutacak bir el bulamadığı ilk yerden, eve döner insan hep.

Aynalar yolumu kesti o gece kaçtım, kurtulamadım. Gölgem gibi benimleydin. Ben seni unutup unutup tekrar hatırladım her seferinde ve bu en güzel mağlubiyetim oldu. Bir sabah yastığımda bir tutam saçın vardı, kimseye anlatamadım. Konuşacak kimse kalmadığında, eve döner insan hep.

Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. Aptal olduğunu öğrenince, eve döner insan hep.

Bir çocuğun, herkesin salıncakta sallandığı yerde, mendil satması kadar canım yandı o gece. Sonra göğsüme, kınına hayran kaldığım bir hançeri saplayıp tam yedi kere çevirdim. Herkes gitti, sen kaldın. Ben yoktum orda, sen vardın o gece. Bir acıyı ev bilince, eve döner insan hep.

Gregor

8 Ocak 2025 Çarşamba

YAŞAMAK


Yaşamak...
Bu, birinden ya da bir yerden kaçırıyormuş hissi gibi değil, sadece bir şeye yetişebilmek uğruna hiçbir yere varamamak hissi gibi. Bugünlerde bana eşlik eden ne varsa; insanlar, fikirler, şarkılar, şiirler, eşyalar veya gelecek ile alakalı kurduğum irili ufaklı hayaller... Hepsinden soyutlayan, özü çıplak bırakan bir his. Öyle bir his ki her şey ya da hiçbir şey için artık senden geriye bölüşecek bir parça bulamamak gibi…

Bir perdeymiş gönlümüzde, kalkmış aramızdan. Çözümü olmayan, sebebi meçhul, sadece sonucu ile baş başa kalınan yapayalnız son bir solukmuş. Kafanı kaldırıp insanlara baktığında kimsenin meselesi değilmiş gibi sürdürülen konuşmalar ve susmalar gibi. Sonra eğip boynunu yoluna gitmek gibi ama her şey sana uzak ama sen her şeyden uzak...

Yaşamak...
Derinden yükselen bir ateş, boğazına düğümlenen nefes, kalbini dört koldan kuşatılmış hissettiren bir abluka gibi... Bazen şiire yoruyorsun sebebini, inceliklere, yaraların benzerliğine, insana aynı hassas pencereden bakabilme naifliğine... Bir güzel bakış, elini havada sallayış, saçını kulağının arkasına atış, "ben de..."yi kalpten bir yakarışla söyleyiş, bazen aynı kitaplarda aynı yerlerin altını çiziş... Bazen kalın uçlu kırmızı kalemler kullanmaktan kaçınış, sebepsiz yere bir hüzünleniş, efkâra doğuştan meylediş...

Ve yaşamak; iki satır arasına saklanan bir kelimeye, gereğinden fazla öykünüş...

M.Deren
08.01.2025 - Ankara